Selamlar! ?

Uzun zamandır yazmıyorum malum. Elimde yazacak biz mevzu olmamasından değil de yine tembellikten. Aslında en son Olimpos’a gittim ancak gidip ne bir fotoğraf ne de video çekmediğim için kuru bir yazı yazmak istemedim. Gerçi Olimpos benim Antalya’ya yolculuğumdan çok kendi içime yolculuğumdu.

Bu nedenle Olimpos adına anlatacak çok şeyim olmasa da size kısaca “Sokak Kedisi Bob“u anlatabilirim. Kapağında yazdığı gibi sıradışı bir dostluk öyküsü. Bob’un Cookie’ye benzemesi de kitabı okumam için beni teşvik etti açıkçası. Huy olarak Cookie halen fırlama bir kedi olsa da tüyleri neredeyse Bob’la aynı. Kitaba konusu için de spoiler vermemek adına herkesin içinin ısınacağı bir öykü bekliyor bizleri diyor kapakta hakikaten öyle.

Olimpos için söyleceğim pek de bişey yok aslında az önce dediğim gibi, gördüm gezdim geldim. Ancak kesinlikle gidilmesi, görülmesi gereken yerlerden. En azından henüz bozulmamışken.

Aslında bu postu uzun zamandır yazmadığım için yazıyorum, halen burdayım demek için, elimde paylaşacak malzeme olduğundan değil yani. 😀 Bu seferlik böyle bi dahakine kendimi affettirme umuduyla 🙂

Bu da “Hadi Bye” Şarkısı ❤️ :

Sevgilerimle 😉