bayram-gezmesi-akcakoca-header

Merhaba, bayramda oraya mı yoksa buraya mı derken Atilla bir rota çıkardı ve “Geliyor musun?” dedi. Ayarlamam gereken işlerim yüzünden yola çıkmamın iki gün öncesine kadar kesin bişey diyemedim. Neyse sonuç olarak Cuma akşamı iş çıkışı İzmir’den Bursa’ya doğru yola çıkmış oldum. Akşamı Atilla‘da geçirdikten sonra Cumartesi öğlene doğru yola koyulduk.

Yolda oyalana oyalana gidip yolun tadını çıkardık. Zaten bizim gibi ufak CC motor sürücüleri için de en büyük keyif yolun tadını çıkarmak oluyor isteseniz de istemeseniz de. 🙂

Akçakoca’ya gelirken Karasu yolu üzerinde durup bir kaç fotoğraf çekip manzarayı izledik. Şehir hayatından sonra insanın kendini kaybedeceği bir manzara. Durmadan gezen Güneş‘i çok kıskandım bu manzaraya bakarken. 🙂

DSC01845a20140726_18390920140726_18391320140726_18450120140726_18450720140726_18391920140726_183923

Yolun tadını çıkardıktan sonra Tezel Camping‘e vardık.

2014-07-29_10-55-22_7622014-07-27_08-30-36_98

Tezel Camping açıkçası beklediğim gibi çıkmadı. Ama bu kötü çıktı manasında değil. Kamp yeri kat kat güzel sayılabilecek şekilde. Benim en büyük sıkıntım çadırın üzerinde çok fazla karınca gezinmesiydi, bir de akşam otururken ağaçlardan masanıza yada tepenize sümüklü böcek düşme ihtimali var. 🙂 Biz ikinci katta sap locasında kaldık. 🙂 Bekarlar ve erkek erkeğe gelenleri yukarıya, ailece veya çift gelenleri bi alta alıyorlar. İlk gittiğimizde tek saplar bizdik. Sonra yanımıza Eskişehir’den komşularımız geldi, ondan sonra onların yanına Ankara’dan, sonra da bir spor hocamız geldi o nereden geldi bilmiyorum. Sonra da iki Çek motorcu geldi ürgüpten, balkanlara geçeceklermiş İstanbul öncesi bir gece konakladılar. Onlar gittikten bir gün sonra da Alman çift geldi onlarda İstanbul yolcusuymuş ancak onlar İstanbulda bir hafta civarı kalacaklarmış.

Geldik, yerleştik, duş aldık temizlendik, yemek yedik karnımızı doyurduk derken gün bitti. Yatmadan önce asıl rotamız olan Akçakoca > Abant > Sapanca > İznik rotamızdan vazgeçtik, tamamen burada kalıp etrafı keşfetmeye karar verdik.

27 Temmuz Pazar günü sabah Fakıllı Köyü‘nde bulunan Fakıllı Mağarası’nı gezmeye gittik.

20140727_123731DSC0185420140727_12130420140727_12132220140727_12151520140727_121705

Burada biraz dinlendikten sonra Güzeldere Şelalesi Tabiat Parkı‘na gittik. Kocaman bir piknik alanı, restoran, kamp kurmak için bölmü bulunan yerde dik merdivenler her ne kadar biraz nefessiz bıraksa da görülmeye değer bir yer. Buranın iki çıkışı var biri asfalt güzel virajları olan, diğeri toprak güzel virajları olan. Eğer altınızda araziye yatkın bir motor yoksa bence toprak kısımdan uzak durun 6km yol in in bitmiyor.

20140727_14045120140727_14045820140727_140502DSC01863DSC0189820140727_14241320140727_142526DSC01879DSC01892DSC01884DSC01883DSC0188020140727_14424820140727_14462320140727_14464120140727_14542420140727_145434DSC01896

28 Temmuz Pazartesi günü Ereğli Cehennem Ağzı Mağarası ve Tahirli Şelalesi‘ne gittik. Cehennem Ağzı Mağarası’nın yanında iki mağara daha bulunmakta, birisi tapınak olarak kullanılmış, diğeri de doğal, tavanı çapa ve el baltaları ile düzeltilmiş, içerisinde de bir gölet mevcut.

20140728_14211920140728_14130320140728_14131220140728_14134520140728_14190620140728_14192820140728_14142820140728_14231520140728_14355420140728_14261120140728_14264220140728_14264820140728_14271820140728_14272920140728_14280420140728_14281720140728_14282920140728_143006

Cehennem Ağzı Mağarası’ndan çıktıktan sonra Ereğli’den ayrılıp Akçakoca’ya geri döndük, bu seferki durağımız Tahirli Şelalesi’ydi.

20140728_16595320140728_17005820140728_17010520140728_17040420140728_17005220140728_170414

Şelaleden döndükten sonra oturup birşeyler içelim dedik, şelalenin patikasının girişindeki henüz kurulum aşamasında olan pansiyonun bahçesine oturuk birer çay içmek için. Oradaki teyzemiz çay hazır değil ayran içer misiniz öncesinde dedi, olur dedik yanında ev yapımı baklava ikram etti ve sonra anlatmaya başladı. Oranın yolunu yaptırmak için kaymakama valiye kadar gitmiş kendisi Kosgeb’den kredi çekmiş işletmeyi hazırlamak için. Bu sene olmadı ama artık seneye hazırız diyor. Seneye fırsat olursa gider ziyaret ederiz tekrar kendisini. 🙂

Akşam kampa döndüğümüzde Çek misafirlerimiz geldi, gündüz sıcaktan perişan olmuşlar. Soyundular duş aldılar rahatladılar fırladım gittim yanlarına “Çay veya Kahve içmek isterseniz bizim oraya gelebilirsiniz.” dedim, hemen geldiler. 🙂 Uzun uzun sohbet ettik, birisi çocuğunun fotoğrafını gösterdi, diğeri hiç ingilizce bilmediği için sadece oturup kahvesini içti. Sonra biralarını açtılar ve bize ev yapımı içkilerinden ikram ettiler. Oldukça sert ve keskin bir kokuya sahip ateş sularından tattıktan sonra yavaş yavaş herkes yattı, sabahında da kendilerini yolcu ettik.

2014-07-28_22-55-04_13020140729_082206

Misafirleri gönderdikten sonra güzel bir kahvaltı yaptık ve günü kampta dinlenerek geçirdik.

30 Temmuz Çarşamba günü erkenden kalktık ve toplanmaya başladık. Yol uzun, hatta benim için daha uzundu. Kalktık, toparlandık, kamptaki komşularımızla vedalaştık ve yola çıktık.

20140729_1823022014-07-30_07-49-34_330

Sonuç olarak güzel bir tatildi. Yeni insanlar tanıdık, yeni mekanlar gördük, yeni yerler keşfettik. O kadar güzel yollar varken yanıma kameramı almadığıma pişman oldum. 🙁 Tatilin kısa olması biraz can sıkıcı oldu, keşke haftasonuna kadar uzatabilseydik. 🙂 Ha, bir de mangal yakamadık ateş yakmak yasaktı, o içimde kaldı ama olsun diğer güzellikler o eksiği kapattı. 🙂